Bilgi Üniversitesi mimarlik yüksek lisans programı ARCH 536 dersi kapsamında SPSS programı ile istatistikleri görselleştirmemize olanak tanıyan Prof. Dr Murat Güvenç Hocamıza teşekkür ediyorum öncelikle.
SPSS nedir biraz daha açalım:İnglizcesi “Statistical Package for the Social Sciences” olan bu program bir istatistik yazılımıdır. Peki bir istatistik programı ile bir kenti nasıl analiz edebiliriz? Bunu bir dönem boyunca neler yaptığımızı özetleyerek anlatmaya çalışacağım. İstatistik konusuyla bugüne kadar derinlemesine ilgilenmemiş olan bizler, bu programla ilk karşılaştığımızda, sayfa sayfa notlarla hata yapmamaya çalışarak ilerliyorduk. İlk 4-5 haftadaki bu körlük halini üzerimizden attıktan sonra, elimizdeki yapı verilerini – yapım yılı, kat sayısı, taşıyıcı… kent örüntüsü içindeki dağılımının bize ne gibi kentsel ve toplumsal çözümlemeler sunacağını anlamaya çalıştık. Tabiki haritaları oluştururken, onları yorumlayabilmek de kolay değildi. Bölgeler arasındaki farklılıklardan gelen ipuçlarını; göç, imar çalışmaları, ehlileştirme gibi olgularla kesiştirdiğimizde, daha önce genel anlatımlarla ifade edilen birçok bilginin – hatta bazen ifade bile edilememiş bazı durumların, çok daha rahat analiz edildiğini gördük.
Aşağıda hazırladığım haritalardan bir adet örnek var. Bu programla elde ettiğimiz sonuçları harita yorumlarında görebilirsiniz.
ISITMA:
Isıtma sistemlerine göre İstanbul’daki yapıları kategorize ettiğimizde iki ana grup olduğunu görürüz. Bu grupların birbirlerine geçişlerinde de ara gruplar yer almaktadır. Bu gruplardan birincisi soba ve/veya karma sistem ile ısıtılan yapı grupları, ikincisi ise kat kaloriferi, merkezi sistem ve bina içi sistem ile ısıtılan yapı gruplarıdır.
Birinci yapı gruplarını incelersek bina içi sistem, kat kaloriferi ve merkezi sistem ile ısıtılan yapıların 3 bölgede yoğunlaşmış durumda olduğunu görürüz. 1. bölge anadolu yakasında E5’in altında kalan, Üsküdar, Kadıköy ve Maltepenin bir kısmıdır. Burada Kadıköy’de Bağdat caddesi üzerindeki ve çevresindeki çok katlı lüks yapılar da büyük yer tutmaktadır. Denize yaklaştıkça yapılar lüksleşmekte dolayısıyla ısıtma sistemi de buna uygun olarak değişebilmektedir. İkinci bölge, Avcılar, Ataköy, Bakırköy cıvarıdır. Bu bölgelerde çok katlı yapılarda çoğunlukla bina içi sistem, kat kaloriferi ve merkezi sistem görülmesinin yanı sıra karma ısıtma sistemleri de görülebilmektedir. Üçüncü bölge ise Beşiktaş, Fulya, Teşvikiye civarıdır. Beşiktaş ve Fulya bölgelerinde çoğunlukla orta ve orta üst sınıfların ikamet etmesi sözkonusuyken, Teşvikiye bölgesinde çoğunlukla üst sınıfların ikamet ettiği gözlemlenmektedir. Dolayısıyla bu bölgelerde de çok katlı yapılar bina içi sistem, kat kaloriferi ve merkezi sistem ile ısıtılmaktadır. Soba ile ısıtılan ve karma ısıtmaya sahip olan bölgeler ise Anadolu yakasında E5’in üstünde yeralan Ümraniye ve Samadıra civarındaki yapılardır. Ümraniye bölgesinde yeni çok katlı yapılaşmalara rağmen gecekondular çoğunluğu oluşturmaktadır. Bu bölgelerde eğitim ve gelir düzeyi alt düzeydedir. Ayrıca Kanlıca’dan yukarıya doğru olan sahil şeridi, Sarıyer, Gaziosmanpaşa, Esenler ve Eyüp gibi bölgeler de buna dahildir. Adalar’da da bazı konutlar sobayla ısıtılırken bazı konutlar da kat kaloriferi kullanmaktadır. Çok nadir de bina içi sistemlerin kullanılmaktadır.
Karma sistemler çoğunlukla Maltepe bölgesinde yoğunlaşmıştır.
Soba ve bina içi sistemlerin yoğunlaştığı geçiş bölgeleri ise Kavacık ve Bahçelievler bölgeleridir. Bu bölgelerde gecekonduların yerlerini çok katlı yapılar, siteler ve alışveriş merkezlerinin almaya başlamıştır. Ayrıca Topkapı Sarayı’nın olduğu bölge de bina içi sistemlerin olduğu bir bölgedir.